Aslanın anlamı
Aslan, gücünü göstermek için kükremeye pek ihtiyaç duymayan hayvandır. Onun cesareti telaşta değil, sakin bir varlıkta yaşar.
Hattuşa'nın kapısından Haydar'a
Anadolu'da aslan binlerce yıldır kapıları bekler. Hititlerin başkenti Hattuşa'daki Aslanlı Kapı'nın iki yanında taştan aslanlar şehri kötülükten korur. Ana tanrıça Kibele çoğu zaman iki aslanın arasında oturur ya da aslanların çektiği bir arabada tasvir edilir. Selçuklu kervansaraylarında, köprülerinde ve mezar taşlarında aslan figürleri gücün ve korumanın işaretidir. İslam ve özellikle Alevi Bektaşi geleneğinde Hz. Ali'ye 'Haydar' ve 'Allah'ın aslanı' denir; aslan burada cesaretin, adaletin ve mazlumu korumanın simgesidir. Az bilinen bir gerçek de Asya aslanının Anadolu'da on dokuzuncu yüzyıla kadar yaşamış olmasıdır; yani aslan bu topraklar için yalnızca bir simge değil, bir zamanlar gerçek bir komşudur.
Dünya kültürlerinde aslan
Eski Mısır'da aslan başlı tanrıça Sekhmet güneşin yakıcı gücünü, Gize'deki sfenks ise bekçiliği simgeler. Hindu anlatılarında Vişnu'nun aslan insan biçimindeki Narasimha'sı, haksızlığa karşı koruyucu bir güçtür. Budizm'de Buda'nın öğretisi 'aslan kükremesi' diye anılır, çünkü korkusuz ve açıktır. Çin'de tapınak kapılarını bekleyen taş aslan çiftleri, biri dünyayı biri yavrusunu tutarak durur. Doğu Afrika'nın Maasai halkı için aslan cesaretin ölçüsüdür. Gökyüzünde Aslan burcu güneşin en güçlü olduğu yaz günlerine denk gelir ve ateş elementine bağlanır. Aslan dünyanın her yerinde onur, güç ve koruyuculuğun ortak dilidir. Ama bu anlatıların çoğunda aslanın gücü kendini büyütmek için değil, başkalarını korumak için vardır.
Aslanın gerçek doğası
Aslan, kedigiller arasında sürü hâlinde yaşayan tek büyük türdür. Sürünün asıl gücü dişilerdedir; çoğu avı onlar birlikte planlar, yavruları birlikte büyütürler, birbirlerinin yavrularını bile emzirirler. Erkek aslanın kükremesi kilometrelerce öteden duyulur, ama bu ses çoğu zaman bir saldırı değil, bölgenin ve ailenin sınırını bildiren bir duyurudur. Aslanlar günün büyük kısmını, yirmi saate yakın bir süreyi, dinlenerek geçirir. Bu doğa aslanın sembolizmini yumuşatır: gerçek güç sürekli mücadele etmek değil, gerektiğinde ayağa kalkabilmek ve gerisinde sakin kalabilmektir. Aslanın cesareti dayanışmadan ve dinlenmeden beslenir. Yalnız bir kahraman değil, ailesiyle birlikte güçlü olan bir varlıktır.
Rüyada ya da karşına çıktığında
Anadolu'daki eski rüya yorumlarında aslan çoğu zaman güçlü bir yöneticiye, yüksek bir makama ya da büyük bir zorluğa yorulurdu; aslanın uysallaşması ise korkulan bir şeyin yumuşaması diye okunurdu. Bugün pek çok insan aslan rüyasını kendi cesaretiyle, kendini ortaya koyma isteğiyle ilişkilendirir. Bir aslanın sakince sana baktığını görmek, sana şunu düşündürebilir: hangi konuda sesini daha açık duyurmak istiyorsun? Aslan, cesaretin korkusuzluk değil, korkuya rağmen dik durabilmek olduğunu hatırlatır. Bazen en cesur adım yüksek sesle değil, kendi değerini sessizce bilerek atılır. İçindeki sesi dinlediğinde, kalbinde zaten taşıdığın o aslanı fark edebilirsin.
168 hayvan Sakin Hayvan'da
Günün hayvanı, Anadolu'daki anlamı ve sana bugün fısıldadığı uygulamada.
Bu metin sembolik ve kültürel bir anlatımdır; sağlık ya da gelecek hakkında bilgi vermez.