← Hayvanlar
Hayvanlar

Kedinin anlamı

Kedi ne zorla sevilir ne de korkudan yanında kalır. Sana geldiğinde gerçekten gelmiştir, ve onun anlamı belki de en çok bu dürüstlükte saklıdır.

Anadolu'da kedinin yeri

Anadolu'da kedi evin sevilen misafiridir. Halk arasında anlatılan bir rivayete göre Hz. Muhammed, cübbesinin yeninde uyuyan kedisi Müezza'yı uyandırmamak için yeni kesip kalkmıştır; bu anlatı kediye duyulan şefkatin ve onun temiz sayılmasının kaynaklarından biri olarak dilden dile dolaşır. Camilerin avlularında, çarşılarda, kahvehanelerde kedilerin kendine yer bulması bu yüzden kimseyi şaşırtmaz. İstanbul'un sokak kedileri şehrin ortak yaşamının bir parçasıdır, mahalleli onlara kap kap su bırakır. Van gölü kıyısının yüzmeyi seven, iki ayrı renk gözlü Van kedisi ile beyaz tüylü Ankara kedisi bu toprakların kendi kedileridir. 'Kedi gibi dokuz canlı' sözü de dayanıklılığa duyulan hayranlığı anlatır.

Dünya kültürlerinde kedi

Eski Mısır'da kedi başlı tanrıça Bastet evin, çocukların ve neşenin koruyucusuydu; kediler mumyalanır, sevgiyle gömülürdü. Japonya'da bir patisini kaldırmış maneki neko, dükkan kapılarında gelen misafiri ve bereketi selamlar. Kuzey mitolojisinde sevgi tanrıçası Freya'nın arabasını iki kedi çeker. Avrupa'nın bazı dönemlerinde ise kediler, özellikle kara kediler, cadılıkla ilişkilendirilip haksız yere korkuyla karşılandı; bugün bile kara kedinin önünden geçmesini uğursuz sayan kimi inanışlar sürer. İskoç ve İngiliz denizcileri ise gemide kedi bulundurmayı uğur sayardı. Kedi her kültürde biraz evcil, biraz yabani, biraz da gizemli kalmış; insanlar ona ne kadar yaklaşsa da kedi kendi sırrını hep saklamıştır.

Kedinin doğasından gelen sembolizm

Kedi binlerce yıldır insanın yanında yaşar, ama tam anlamıyla evcilleşmemiştir; tahıl ambarlarına gelen fareler için insanlara kendisi yaklaşmış, kalmayı kendi seçmiştir. Gözleri karanlıkta çok az ışıkla görebilir, bıyıkları en dar aralıkları bile ölçer. Düşerken havada dönerek dört ayağının üzerine inebilmesi, bedenini olağanüstü bir dengeyle tanıdığını gösterir. Mırlaması ise yalnızca keyif değil; kediler korktuklarında ya da yorgunken de mırlar, sanki kendilerini yatıştırırlar. Günün büyük kısmını uyuyarak geçirir ve bundan hiç utanmaz. Bu yüzden kedi bağımsızlığın, gece sezgisinin ve kendine iyi bakabilmenin simgesidir: dinlenmeyi bilen, sınırını tanıyan, sevgisini de kendi isteğiyle veren bir varlık.

Rüyada ya da karşına çıktığında

Anadolu'daki eski rüya yorumlarında kedi bazen sinsi bir tanıdığa, bazen de eve gelecek bir misafire yorulur; yavru kedi ise çoğu zaman sevinç ve yeni bir başlangıç diye anlatılır. Bugün pek çok insan kedi rüyasını kendi bağımsızlığıyla ya da sezgisiyle ilgili düşünür. Sokakta bir kedinin seni izlediğini, yanına gelip bacaklarına süründüğünü görmek, sana şunu düşündürebilir: kendine ne zaman en son kedinin kendine baktığı kadar özenle baktın? Kedinin rahatça uzandığı bir güneş lekesi bile küçük bir izin gibidir. Kedi sana dinlenmenin bir hak olduğunu, kendi sesini dinlemenin de bencillik olmadığını hatırlatır. İçindeki sesi dinlediğinde, sen de nereye gitmek istediğini kendiliğinden bulabilirsin.

168 hayvan Sakin Hayvan'da

Günün hayvanı, Anadolu'daki anlamı ve sana bugün fısıldadığı uygulamada.

Bu metin sembolik ve kültürel bir anlatımdır; sağlık ya da gelecek hakkında bilgi vermez.

Bunlar da ilgini çekebilir

AtAt, insanı bir yerden bir yere taşıyan bir hayvandan çok daha fazlasıdır. Bozkırda o bir...AyıAyı, kışın mağarasına çekilen ve baharda yeniden doğar gibi çıkan hayvandır. Gücü büyüktür...TilkiTilki, güçle değil akılla yol bulan hayvandır. Masallarda kurnaz diye anılır, ama doğasına...